top of page

OSTEOPOROZ (KEMİK ERİMESİ)


Osteoporoz, kemik kütlesinde azalma ve kemik kırılganlığında artış ile seyreden metabolik bir hastalıktır. Kemik dokusunda meydana gelen metabolik değişiklikler, kemik dokusunun zayıflamasına sebep olur.

Osteoporoz, insan ömrünün artmasıyla beraber toplumda görülme oranı artmıştır. Bunun sebebi toplumdaki yaşlı sayısının artışıdır. Sadece osteoporoz değil, osteoporoza bağlı meydana gelen kemik kırıkları da toplum sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir.

NEDENLERİ ve RİSK FAKTÖRLERİ

Osteoporoz, yalnızca kadınlarda görülen bir hastalık olarak bilinse de erkeklerde görülme oranı da yok sayılamayacak düzeydedir. Bu hastalığın bilinen en risk faktörü yaşlılıktır. 20’li yaşların ortalarına doğru kemik yapımı, yıkımından daha baskın iken yaş arttıkça bu durum tam tersine dönmektedir. Bu durum osteoporozun yaşla ilişkisini açıklamaktadır. Bunun dışında beyaz insanlarda siyah insanlara oranla görülme olasılığı daha yüksekken yine tiroid ilacı kullananlarda kullanmayanlara oranla daha sık görülmektedir. Son olarak yetersiz kalsiyum ve D vitamini alımında da bu hastalığın görülme olasılığı daha yüksektir.

Kadınlarda menapoz sonrası osteoporoz riskinin artmasının sebebi, kadınlarda bir üreme hormonu olan ve kemik oluşumunda katkıları bulunan östrojenin kandaki miktarının azalmasıdır.

KLİNİK BULGULAR

Erken dönemde yeteri kadar belirti vermediğinden dolayı erken teşhisi zordur. Bilinenin aksine osteoporozda ağrı nadir olarak görülür ve görülen ağrı ise genellikte kemiklerde oluşan yaralanmalara bağlıdır.

Osteoporozda görülen temel belirtiler şunlardır:

· Omurga içerisinde kırık ve buna bağlı bel ağrısı

· Zamanla kemiklerin eğrileşmesine bağlı gelişen boy kısalığı

· Basit olaylarda bile görülebilen kırıklar

· Duruş bozuklukları

OSTEOPOROZDAN KORUNMA

Osteoporozdan korunma süreci çocukluktan başlamaktadır. Kemik yıkım oranının daha baskın olduğu dönemlere gelene kadar kemiklerin yeterince güçlendirilmiş olması gerekmektedir. Bu güçlendirme çocukluk dönemi itibari ile başlar. Bu dönemden itibaren dengeli beslenme oldukça önemlidir. Özellikle D vitamini, fosfor ve kalsiyumca zengin besinler tüketilmesi, kemik gelişimine ve sağlamlığına oldukça katkı sağlar.

Beslenmenin yanında bir diğer önemli koruyucu etken spordur. Spor, kas ve kemiklerin gelişimine katkı sağlayarak osteoporoz gelişim riskini azaltmaktadır. Bu nedenle kişilerde çocukluktan itibaren spor bilinci oluşturulmalıdır.


Ireland, A., & J Rittweger, J. (2017). Exercise for osteoporosis: how to navigate between overeagerness and defeatism. Journal of musculoskeletal & neuronal interactions, 17(3), 155–161.


22 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page